Seni sevmek

Karşılıksız sevmek nasıl anlatılır bilmiyorum.Seni sevmek nasıl anlatılır,işte onu hiç bilmiyorum.Basit bir eylem değildi.Her duyguyu iliklerime kadar hissettiriyordun ve ben bundan hiç şikayetçi olmadım.Zaten şikayetçi olsaydım bile sana anlatamazdım.Bu da kalbimde başka bir yara.Yanına gelemedim. Oturup yanına konuşamadım.Seninle konuşabilmek düşüncesi bile kalbimin ritmini bozarken,karşında kaç defa sesimin ve ellerimin titrediğini ben biliyorum.Gelebilmek için çırpındım ama haberin olmadı.Üstelik yanında başkası vardı.Her neyse,çoğu insan pişman oluyor çocuk.Birini çok sevdikleri ve değer verdikleri için pişman oluyorlar.Hak veriyorum aslında,kimse değmeyecek birisi için gecenin bir yarısı ağlamak istemez.Ama ben hiç pişman olmadım,olacağımıda sanmıyorum pek.Buna yüzsüzlük diyebilirsin.Fakat bu karşılıksız bir aşk hikayesi ve severken sana sormadım.Belki bir gün kendiliğinden çıkıp gelirsin diye bekledim,ama düşününce ne kadar boş bir hayal olduğunu görüyorum.Bunu sonradan farketmek,gerçeklerin yüzüme vurulması,ayrı bir üzdü,ama konumuz bu değil.İçimde iz kalmış yaraları her gördüğümde aklıma sen geleceksin.Seni sen olduğun için sevmek hiçte güzel anılar bırakmadı.Anıdan çok yara bıraktı,yaralar kapanmadı,hepsi iz kaldı.Ama her şeye rağmen ben seni gülerken parlayan gözlerinle hatırlayacağım.

NEDEN?

Bazen azımdan çıkanı kulağım duymuyor..sözlerim düşüncelerime dönüşüyor..düşüncelerim değerlerime,, değerlerim karakterime ve karakterim kaderime..iyi yada kötü..her sey olup bitiyor..hayat devam ediyor.Ölürüm yine de yapmam dediğimiz şeyleri bile yapıyoruz…sizcede çok garip değil mi?Peki neden?Neden hep bir pişmanlık neden yine yeni bir KEŞKE?NEDENN?NEDEN?!!!!

~yorgunum~

Ne hissettiğimi bilmiyorum, neye inanacağımı ya da ne yapacağımı..hiçbir şey..çok yorgun hissediyorum,hayattan bıkmış,nefes almaya bile mecalim yok gibii..bir ömür hiçbir şey yapmadan hareketsizce kalabilirmiş gibi…sıkılıyorum,kendi içimde kaybolmuş gibiyim..neyim?..nasılım?..kimim?..cevap veremiyorum…bir şeylere ihtiyacım var ama neye..hiçbir şey bilmiyorum.Tek bildiğim çok yorgunumm…

Bilinmezlik..

Ne çağrıştırıyor?Sanki güzel olmayan bir şeyler..
Düşünsene yaşıyorsun ama yaşadığın dünya yalan,içinde olduğun her şey yalan.Mal yalan, mülk yalan..büyük bir bilinmezliğin içindesin sonunun ne olacağını belli değil..(Ne kadar yaşıyacaksın?)Her an ölebilirsin,yarın mı?,1 saat sonra mı?,yoksa şimdi mi?!!hiçbir şey bilinmiyor.
İnsan kafayı yer yaa…
《Hani diyorlar ya Allah var tamam Allah var,doğmamış ve doğurmamışta diyorlar onada tamam.Lan peki Allah nasıl oldu?Nasıl ortaya çıktı?Neden Allah??!!(hiçbir sey bilmiyoruz)》Hiçbir şey….

Son pişmanlık

Son pişmanlık fayda vermiyor değil mi? Peki KEŞKE ler seven yoktur bence bu kelimeyi…zaten bizi pişmanlığa götüren,bizi hüzünlendiren bizi bizden etmez mi KEŞKE ler….keşke yapmasaydım,keşke yalan söylemeseydim,keşke görmeseydim,keşke gitmeseydim,keşke sevmeseydim,keşke kendime söz geçirebilseydim,keşke….keşke….keşke….hâlbuki biz yapıyoruz her şeyi bile bile göze ala ala yapıyoruz sonra pişman oluyoruz işte son pişmanlık fayda vermiyor.KEŞKE….

Lavinia

Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.
Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.
Sana gitme demeyeceğim,
Ama gitme, Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme, Lavinia.

~Özdemir ASAF~

Eğer…

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de,
kalp,göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer…

düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman
meydan savaşlarında korkular aşkı ağır yaralamasaydı eğer…
rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer…
uykusuzluklar yıkıp geçmezdi kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer…
gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden de onlar payını almasaydı eğer…
ıssızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer…

sen gittikten sonra yalnız kalacağım
yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse?

evet sevgili,
kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer…

[[Can YÜCEL]]

《《GÖZLERİM GÖZLERİNİ ARARMIYDI,GÖZLERİN GÖZLERİMİ ARAMASAYDI eğer….》》