Psikoloji der ki; Sürekli incitilen insanlar, zamanla duygularını göstermekten çekinirler.Kendilerini üzüntüden korumak için, duygularını bastırır, dışa vurmadan yaşamaya devam ederler!! Zamanla duygularına yabancılaşırlar. “Ne hissediyorsun?” sorusuna verecek cevap bulamazlar!..
İyiyim ben…
İyiyim ben…
Biraz üzüldüm sadece,ağlarsam hepsi geçecek…Kalbim kırıldı,buruk bir sevinç öldü içimde ama ben iyiyim…
Dokumadığım,görmediğim, nasıl dindireceğimi bilmediğim bir acı taşıyorum bu sıralar yüreğimde…
Biraz yalnızlık,biraz hüzün,biraz terk edilmiş bir ağırlık var üzerimde…
Kahretsin ki iyiyim ben,hâlâ..
Ağlamaktan okuyamayacağınız bir(kızın)hayat hikayesi …”Bir nisan sabahı”
Merhaba, size hayat hikayemi anlatmak istiyorum. Ben normal, dört çocuklu ailenin en küçük ve tek kız çocuğuydum. Maddi durumumuz o kadar iyi olmamasıyla birlikte, bir de çocukluğumdan beridir annem kanserle savaşıyordu. Her şey bitti tam annem kurtuldu diye düşünürken ansızın annemin rahatsızlanmasıyla onu doktoruna yani Ankara ya götürdüler. Gittikten on gün sonra bana cenazesini getirdiler, bir nisan sabahında. Hayatım o günden sonra tamamen değişti. Annemin ölüm haberi o kadar ani oldu ki benden bi şeylerin koptuğunu, artık o şımarık çocukluk dönemimin bittiğini hissettim. Onu cenaze arabasında öyle suskun ve yorgun görmek benim en canımı yakan şey oldu bu hayatta. Öptüm soğuk bedenini, öpmedi eskisi gibi kokumu içine çekerek. Sarıldım karşılık vermedi. Anne dedim korkmuş, kısılmış ses tonumla, ne duydu ne de teselli etti. Sonra onu ebedi evine uğurlamaya gittik, çok kalabalıktı yaklaşmadım oraya. Herkes dağıldı teker teker yalnız kaldı, hemen yanına gittim korkmasın diye. Bilirdim çok korkardı ölmekten. Defnedildikten sonra herkesin gidip onu orada yalnız bırakmalarından. Uzandım yanına bir umut, kalkar diye bekledim. Her geçen dakikada gerçekler daha da canımı yakmaya başladı, daha çok ağladım. Eve getirdiler beni, insanların ağlamasına tahammül edemiyordum benim canım bu kadar yanarken. Akşam oldu, uyuyamadım, sabaha kadar dışarı izleyerek onu karanlıkta bir Yıldız gibi görerek saatlerce tebessüm ettim hayaline, ılık gözyaşlarım boynumdan akarken. Aradan günler geçti, ilk günlerdeki evin kalabalığından eser kalmadı. Babam ve abilerimle tek kaldık evde. Ağlamaktan gözyaşı kalmamıştı gözlerimizde. Çaresizce birbirimize bakıyorduk şimdi onsuz ne yapacağız diye. Onu düşünürdüm sabah akşam acaba canı sıkılyo mu acaba şuan beni izliyor mu diye. Bazen okuldan eve geldiğimde kapıyı çalıyordum eskisi gibi o açacak diye düşünerek. Sonra alıştım kendi anahtarımla kapıyı açmaya. Eve girdiğimde yüzüme vuran o sessizliğe, evdeki o derin sessizliğe alıştım. Yemek yapmayı öğrendim ben, diğer kızlardan farklı olarak. Başımda nasıl yapmam gerektiğini söyleyen bi annem yoktu mesela, ya da ben beceremediğimde arkamı toplayan kimse. Sorumluluklarım arttı ondan sonra. Onun gibi evi ayakta tutmak istedim. Onun yokluğunu aileme hissettirmemek istedim ben iliklerime kadar hissederken. Onun yerini doldurmaya çok çalıştım, zorlandığımız belli olmasın da babam evlenmek zorunda kalmasın diye. Ama beceremedim. Ne onun gibi yemek yapabildim, abilerimin derdini dinleyebildim, çiçeklerinin solmasına engel olabildim ne de babamın evlenmesine.
Ölümünün üzerinden üç yıl kırk dört gün geçti ama acısı hiç dinmedi. Unutulmadı. Kursakta kalmış bi mutluluk gibi can buldu ruhumuzda. Ondan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı mesela. Hepimiz dört bi yana dağıldık. Anladım ki bir aileyi bir arada tutan anneymiş. Annesiz bir çocuk ne kadar yarımsa, Annesiz bir ailede o kadar dağılmış oluyor. Şuan hepimiz farklı yerlerdeyiz ve onsuz bir şekil yaşamaya çalışıyoruz. Her ölüm yıl dönümünde sanki hiç konuşmuşluğumuz yokmuş gibi habersiz oluyoruz birbirimizden. Her anne konusu açıldığında gözlerimiz doluyor kimseye farkettirmeden, yorgun bi tebessüm oluşuyor dudaklarımızda. Hiç unutmam bi gün abimle karşılıklı otururken aniden sessizce ağlamaya başladık birbirimizin gözlerine bakarak. Bazen kelimeler hiç kalıyor duyguları anlatmak için, bi bakış her şeyi açıklıyor. Onu ne çok özlediğimiz damlıyordu gözlerimizden. Ben abimin bana o bakışını hayatım boyunca unutmayacağım.
Velhasıl kelam annenizi üzmeyin arkadaşlar, sanki her an elinizden kayıp gidecekmiş gibi sıkı sıkı sarılın, değerini bilin. Onunla bol bol fotoğraf çekinin, her anını ölümsüzleştirin. Benim annemle hiç fotoğrafım yok mesela bunun eksikliğini çok yaşıyorum. En önemlisi eğer onunla hayalleriniz varsa biran önce gerçekleştirmeye bakın, benim onla olan hiçbir hayalim gerçekleşmedi ve hayal kurmaya küstüm ondan sonra.
Annecim, beni hayatım boyunca en iyi anlayan melek, seni çok seviyorum ve senle kavuşacağımız günü sabırsızlıkla bekliyorum. UNUTULMAYACAKSIN…❤
Özlemek ne demek?
Geceye ay düşer,aklıma gözlerin
Bu nasıl özlemek…
Özlemek ne demek?
Ucu bucağı yok,
Dibi sonu yok,koyusundan özledim…
Fırtınalar koparıyor gözlerim,
ve gözlerin aklıma mühür
Özlemek ne demek?
En delisinden,
Sonsuzundan,akla zarar deliye kâr
Özledim…
Nazım Hikmet Ran…
Çok sıkıldıysan hayattan…
Çok sıkıldıysan hayattan,bir mezarlığa git. Ölüler iyi bilir;Yaşamak güzeldir…
~Necip Fazıl Kısakürek~
Sizce nedir Ay?

…
Bir kitap yazmaya karar verdim. Ve kitapta kendi hayatımı anlatmak istiyorum..ilk ve son kitabım olmasını istiyorum..hani derler ya hayatımı anlatsam roman olur diye işte ben de hayatımı bir roman gibi kaleme almayı düşünüyorum..inanıyorum ki birçok kişiye umut kapısı açacak..ya da kendi yaşadıkları hayatı görecekler..hayatta başkalarına umut olmayı çok istemişimdir yani bilmiyorum bir an olsun dünya herkes için güzelleşsin istiyorum..gerçek sevgiyi bulmayı ümit edenler mi dersiniz..sabredecek gücü kalmayanları mı..yoksa kurtuluşa ermek isteyenleri mi..yaşayacak gücüm kalmadı diyenlere mi dersiniz herkese…aslında yaşamak güzel bir şey mesela ben..yaşayacak o kadar güzel şey varken ve bunları biliyorken hiçbir şey yapmıyorum çünkü yorulmuş hissediyorum zor ama mutlu olacağımı bilsemde içimden bir şey yapmak gelmiyor..kendi derdime merhem olamıyorum bari başkalarının derdine merhem olayım dediğim için böyle bir kitap yazmaya karar verdim..umarım güzel şeyler çıkar ben de küçücükte olsa bir tebessüme ve umut kapısına yol açabilirim..🕊🙏
Bambaşka rüyalara

Her seferinde bana kendini unutturup ve sonra da hiçbir şey olmamış gibi karşıma çıkmandan
Anlasana;
Karşı koyamıyorum sana,
Ya kal yada bir kuş olup uç bambaşka rüyalara…🕊🕊
Üşengeç değilsin,sadece mutsuzsun…

Sorarlarsa beni sana;
Sorarlarsa beni sana;
Hafifçe gül,
Sevilmeden sevdi de…Ne kadar saftı..kullandım onu de.
O kadar saf ve güzel…Sevdiki de
Kaldıramadım,ağır geldi….Kaçtım de..😔🥀😔