Sonra yatağıma geçiyorum.Masanın üzerine kahvemi koyup,masanın diğer ucunda duran kitabimi alıyorum.Telefondan Sezen Aksu – Tükeneceğiz şarkısını açıyor ve kitabımı okumaya başlıyorum.Tam her şey güzel gidiyor ve bu gece keyfimi hiçbir şey bozamaz diye mırıldanıyorken, Sezen abla yine beni sana getiriyor.Başka sevgilerde teselli bulunca dediği kısımda ben ağlamakta teselli buluyorum.Gözlerim seyriyor, an ve an dalıyorum.Kitabı okumaya yeni başlamışken bırakmak zorunda kalıyor, yeni yaptığım kahveyi ise unutmuş oluyorum.Aklıma gelişlerinden dolayı kızmıyorum, yaptıklarından dolayıda kırgın değilim.Ben ,ben yalnızca yaşatttıklarından dolayı yorgunum ve malesef bu yorgunluk fiziksel değil.
Mavi gibi..
Seni
Mavi gibi saf ve temiz seviyorum
Ben seninleyken küçük bir çocuğun eline şeker verilmiş gibi mutlu oluyorum ben senin yanında çocuk oluyorum
Sen üzgün olduğunda ben dondurmasını tam yalayacakken yere düşen çocuk gibi mutsuz ve üzgün oluyorum
Sen bana beni sevdiğini söylediğinde benim kalbimin ritmi değişiyor hani yine o çocuk sınavdan 100 almiştirda ailesinin onunla gurur duyacağı sevinciyle eve gider ve babasına söyler ya işte o çocugun eve giderken ki mutlu olduğu o an gibi babasına notunu söyleyeceği an gibi hızlı atiyor kalbim
Ben seni çok seviyorum
Ve yine mavi gibi ama bu sefer bir o kadarda sonsuz seviyorum
Unutma;
Unutma;geç yağan yağmurlar,hayat vermez kurumuş çiçeklere.
🍀…
Sizce ağlamak için gözyaşı mı gerek?
Bazen dertlilerde ağlar ama gülerek 🙂
~Necip Fazıl Kısakürek
beni seviyorum..
Bazı geceler çok dua etim ben..
Çok savaşlar verdim,çok acılar çektim,çok geceler ağladım..
Kimseye bahsetmediğim kırgınlıklarım oldu
Zamanla bazı yaraları…
Kendim sarmam gerektiğini öğrendim.
Ama yinede kimseyi kırmadım.
Çok şükür geçti.
Her gece rahat bir vicdanla uyuyorum
Ama birileri var;işte onları,
Kendi vicdanlarına havale ediyorum…
Onları;
Kendi vicdanları bile affetmeyecek
Biliyorum..!!🍂
Dışarıya yağmur…
“Dışarıya yağmur,
yüreğime hasret,
fikrime sen.
Nasıl yağıyorsunuz
üçünüz birden bir bilsen.”
Cemal süreyya
****

Olsun istersin…
Olsun istersin…
Hatta olsun diye yapılması gerekenden daha da fazla üstelersin.
Aşktır; değer verirsin, ödün verirsin, sevgiden de öte saygı gösterirsin,
Olmayacak kaç şey varsa bir araya bile getirirsin…
Bakarsın, ne anlattığını anlayabilmiş
Ne de çözüm için bi’şeyler yapma gayretinde.
İştir; sabahlarsın, “olsun” diye ailenden çaldığın zamanı oraya verirsin…
Dosttur; hayatta kimseyi dinlemediğin kadar dinler, kendine ayırmadığın onca şeyi “O’na” ayırmaya çalışırsın…
Sonra olayın içinden kendini çıkartır şöyle karşıdan yaptıklarına bir bakarsın…
Bakarsın ki her şey başladığın gibi!
Olmuyorsa, olmuyordur!
Gönlün rahat mı?
Elinden geleni yaptın mı?
Cidden olmuyorsa zorlamayacaksın
LADESS
Ölümle ladese tutuştuk..kim kazanır kim kaybeder belli değil..ama ben artık aklımda tutamıyorum..biliyorum unutacağım.. sonra olanlar olacak.. ölüm kulağıma fısıldayacak “lades”…🍂🍃
Kaldı işte;
“Kaldı işte;
Çayımız bardakta..
Çocukluğumuz sokaklarda..
Mutluluğumuz kursağımızda..
Sevdiklerimiz uzaklarda..
Gülüşlerimiz fotoğraflarda..”